İçeriğe geç
  • Dolar 49,3487 ▲ %0,18
  • Euro 55,2288 ▼ %0,30
  • Sterlin 65,2642 ▼ %0,17
  • Gram Altın 6.647,45 ▲ %1,55
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,74 ▲ %3,17
  • Bitcoin 4.090.088 ▲ %0,77
  • BIST 100 12.236,08 ▲ %0,18

Kayseri Rehber

Hunat Hatun Külliyesi: Kayseri'nin Selçuklu Mirası

Görsel: Demircimehmed / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

1238'de Mahperi Hunad Hatun tarafından yaptırılan külliye; cami, medrese, hamam ve türbeden oluşur. Bugün medresesi hediyelik eşya çarşısı olarak hizmet veriyor.

Kayseri'nin kalbinde yükselen Hunat Hatun Külliyesi, Anadolu Selçuklu mimarisinin en görkemli örneklerinden biri olarak ziyaretçilerini karşılıyor. 1238 yılında, I. Alaeddin Keykubad'ın eşi ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hunad Hatun tarafından şehir merkezinde inşa ettirilen bu eser, hayırseverliğiyle tanınan bir kadının şehre bıraktığı en büyük miras niteliğinde. Külliye; cami, medrese, hamam ve türbe bölümlerinden oluşan kapsamlı bir yapı topluluğudur.

Selçuklu Mimarisi ve Külliyenin Yapısı

Hunat Hatun Külliyesi, kesme taştan inşa edilmiş olup dönemin mimari anlayışını tüm detaylarıyla yansıtır. Külliyenin merkezinde yer alan cami, mihraba paralel sekiz sahından oluşur ve mihrap önü kubbesiyle Malatya Ulu Camii planını andırır. Yapının taç kapısı ve mihrap bölümü, geometrik bezemelerle süslenmiştir. Giriş kapısının hemen üstündeki süslemelerin altında Tevbe Sûresi'nin 18. âyeti yazılıdır. Batı ve doğu kapılarının üst kısmındaki mermer kitâbede ise caminin inşasının, Sultan Keyhüsrev döneminde Şevval 635 (Haziran 1238) yılında Melike Mahperi Hatun tarafından emredildiği anlatılır.

Caminin orijinal bir minaresi bulunmuyordu; Osmanlılar döneminde sonradan bir köşk minare eklenmişti. II. Abdülhamid döneminde, 1900 (H. 1317) yılında Müslüman halktan toplanan paralarla cami genişletilmiş, kubbe yapılmış ve giriş kapısının sağına bugünkü minare inşa edilmiştir. Bu genişletme, Erzurum Ulu Camii'nin mihrap önü düzenlemesine benzer bir planı beraberinde getirmiştir.

Medrese: Tarihten Bugüne Bir Yolculuk

Külliyenin dikdörtgen planlı medresesi, dıştan kale görünümünde olup zamanla burçları yıkılmıştır. Tek katlı, iki eyvanlı ve açık avlulu medrese plan tipindedir. Ana eyvanı çevreleyen süsleme kuşağı ve geometrik bezemeler dikkat çeker; aslan başı şeklindeki çörtenler ise yapıya ayrı bir karakter katar. Medrese, 1929 yılından itibaren Vali Fuad Bey'in direktifiyle müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Uzun yıllar Arkeoloji Müzesi olarak hizmet veren yapı, 1969'da Gültepe'de yeni Kayseri Arkeoloji Müzesi'nin açılmasının ardından 1998'e kadar Etnografya Müzesi olarak kullanılmıştır. 1998'de müze Güpgüpoğlu Konağı'na taşınınca, medrese Kayseri Valiliği tarafından bakım ve onarımdan geçirilmiş ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne devredilmiştir. Bugün hediyelik eşya çarşısı olarak hizmet veren medrese, tarihi dokusuyla alışverişe farklı bir atmosfer katmaktadır.

Hamam ve Türbe: Gizli Hazineler

Külliyenin hamamı, çifte hamam olarak planlanmıştır. Hem erkekler hem kadınlar bölümünün kubbeleri tuğladan inşa edilmiştir. Son restorasyon çalışmaları sırasında hamam bölümünde bazı çiniler ortaya çıkarılmış, bu da yapının geçmişteki ihtişamına dair ipuçları sunmuştur.

Türbe ise piramit külahlı sekizgen formuyla dikkat çeker. İçinde üç sanduka bulunan türbenin en ilginç özelliği, mukarnaslı kaidesidir. Bu detay, Selçuklu taş işçiliğinin inceliğini gözler önüne serer.

Külliyenin İlham Kaynağı

Mahperi Hunad Hatun'un bu külliyeyi inşa ettirirken ilham aldığı önemli bir yapı vardır: Gevher Nesibe ve Gıyasiyye Şifaiyyesi. 1206 yılında, kayınpederi I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in genç yaşta vefat eden kız kardeşi Gevher Nesibe Hatun'un vasiyeti üzerine Kayseri'de inşa edilen bu ilk tıp okulu ve hastanesi, Hunad Hatun'un hayır işlerine yönelmesinde etkili olmuştur. Bir hadisten yola çıkarak sadaka-i câriye anlayışıyla hareket eden Hunad Hatun, bu külliyeyle adını ölümsüzleştirmiştir.

Hunat Hatun Külliyesi, yüzyıllar boyunca Kayseri'nin siluetini süsleyen, ibadet, eğitim, sağlık ve sosyal yaşamı bir araya getiren bir merkez olmuştur. Bugün hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin uğrak noktası olan külliye, Selçuklu mirasını yaşatmaya devam ediyor. Kayseri'ye yolunuz düşerse, bu tarihi yapıyı gezmeden ve medresedeki hediyelik eşya çarşısında bir mola vermeden ayrılmayın.

Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Demircimehmed, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…