Takasbank'tan TPP ve TEFAS iddialarına ilişkin açıklama yapıldı
Takasbank, TPP üzerinden belirli kişi ve kuruluşlara finansman sağlandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Banka, TPP'de borç veren veya alan taraf olmadığını ve kendi kaynaklarından finansman sağlamadığını vurguladı.
BirGün'de yayınlanan habere göre, Takasbank, Takasbank Para Piyasası (TPP) aracılığıyla belirli kişi ve kuruluşlara finansman sağlandığı yönündeki iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bankanın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, son günlerde sosyal medyada ve bazı yayın organlarında TPP üzerinden belirli kişi ve kuruluşlara finansman sağlandığına dair gerçeği yansıtmayan iddialara yer verildiği, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) ilişkin de çeşitli değerlendirmeler yapıldığı belirtildi. Kurumun, ilgili kanun ve mevzuatın kendisine verdiği görevleri bu mevzuatın öngördüğü çerçevede yerine getiren bir finansal altyapı kuruluşu olduğu vurgulandı. Konu Diriliş Postası, Yeni Şafak, Patronlar Dünyası tarafından da aktarıldı.
Açıklamada, bankanın TPP'de borç veren ya da borç alan taraf olarak yer almadığı ve kendi kaynaklarından herhangi bir finansman sağlamadığı ifade edildi. TPP'nin bankanın kurucusu ve işleticisi olduğu organize bir para piyasası olduğu belirtilerek, piyasada düzenleyici ve denetleyici otoritelerden faaliyet izni almış kuruluşların üye olarak işlem yaptığı kaydedildi. Piyasa üyelerinin bankalar, faktoring, finansal kiralama ve tüketici finansman şirketleri, aracı kurumlar ile sigorta ve emeklilik şirketleri olduğu, yatırım fonları gibi diğer kurumların ise bu üyeler aracılığıyla piyasaya eriştiği aktarıldı.
Nakit fazlası olan üyelerin piyasaya borç verdiği, nakit ihtiyacı olan üyelerin ise piyasadan borç aldığı belirtilen açıklamada, emirlerin tarafların birbirini görmediği bir yapıda eşleştiği ifade edildi. Bu nedenle hiçbir kurumun karşı tarafını seçemediği ve hiçbir kurumun kaynağının belirli bir borçluya yönlendirilemeyeceği vurgulandı.
TPP'deki tüm borçlanmaların teminatlı olduğu belirtilen açıklamada, fiyatı olağan dışı artmış pay senetlerinin hiçbir zaman teminata kabul edilmediği kaydedildi. Teminatların yaklaşık yüzde 84'ünün banka teminat mektuplarından oluştuğu ve bunların tamamına yakınının büyük ölçekli bankalarca düzenlendiği aktarıldı. Kalan kısmın altın, döviz, devlet iç ve dış borçlanma senetleri gibi yüksek likiditeye sahip varlıklardan oluştuğu, pay senetlerinin toplam teminat içindeki oranının yüzde 1,5'in altında olduğu ve tamamının güncel BIST30 paylarından oluştuğu ifade edildi.
Üyelerin piyasadan limitleri dahilinde borçlanabilmeleri için asgari yüzde 105 oranında teminat yatırmaları gerektiği belirtilen açıklamada, halihazırda yaklaşık 240 milyar TL tutarındaki işlemlere karşılık yaklaşık 450 milyar TL teminat bulunduğu kaydedildi. Aradaki farkın, üyelerin limitlerine göre ihtiyaten yatırdığı teminatlardan kaynaklandığı açıklandı.
Kamuoyunda adı geçen üyeye bankanın kaynaklarından finansman sağlanmadığı belirtilen açıklamada, ilgili üyenin TPP nezdindeki işlemlerinin tamamının piyasa kuralları çerçevesinde yapılan işlemler olduğu ve bankaca bir kaynak aktarımı söz konusu olmadığı vurgulandı. Bahse konu dönemde üyenin vermiş olduğu teminatların döviz, altın, DİBS ve likiditesi yüksek BIST30 paylarından oluştuğu, fiyatı olağan dışı artmış pay senetlerinin hiçbir zaman teminata kabul edilmediği ifade edildi. Üyenin işlem yetkilerinin, hakkında yetkili kurumlarca tedbir kararı alınmasının ardından derhal kısıtlandığı belirtildi.
İşsizlik Sigortası Fonu'nun doğrudan TPP üyesi olmadığı belirtilen açıklamada, fonun likidite planlaması dahilinde bir aracı kurum üzerinden TPP'de işlem yapabilme imkanına sahip olduğu kaydedildi. İşsizlik Sigortası Fonu tarafından hususi olarak seçilerek bir başka yatırım fonunun fonlanmasının prensip olarak da teknik olarak da mümkün olmadığı ifade edildi. Bankanın bu süreçlerin tarafı olmadığı ve herhangi bir kaynak tahsisi yapmasının söz konusu olmadığı vurgulandı.
TPP'de bugüne kadar hiçbir temerrüt yaşanmadığı ve piyasaya kaynak sağlayan hiçbir kurumun zarara uğramadığı belirtilen açıklamada, piyasanın kamuoyunda tartışılan süreçten etkilenmeksizin olağan işleyişini sürdürdüğü ifade edildi.
TEFAS'ta TLY fonuna ilişkin işlemlerin mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü belirtilen açıklamada, bankanın TEFAS platformunun kurucusu ve işleticisi olduğu, yatırım fonlarının TEFAS'ta işlem görmesine ilişkin esasların Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlendiği kaydedildi. Yatırım fonlarının TEFAS'a tanımlanma süreçlerinin bankaca mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, halihazırda TEFAS'ta işlem gören ve portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tamamı için aynı standart süreçlerin uygulandığı aktarıldı.
TLY-Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un TEFAS'ta işlem görme sürecine ilişkin bilgi verilen açıklamada, kurucunun fonun TEFAS'ta işleme açılması için başvuruda bulunması üzerine KAP'ta yayımlanan izahname tadil metninde fonun TEFAS'ta işlem görebileceğine ilişkin ifadenin yer aldığının görüldüğü belirtildi. Fonun 7 Temmuz 2025 tarihinde işleme açıldığı, ancak kısa süre içinde KAP'a yapılan bu bildirim içeriğinin kurucu tarafından SPK onayı alınmadan yapıldığı gerekçesiyle SPK tarafından bankaya iletilen talimata istinaden TLY fonunun 1 Ağustos 2025 tarihinde TEFAS'ta alım yönlü olarak kapatıldığı ifade edildi.
Kurucunun SPK onayı almasının ardından bankaya yaptığı yeni başvuru üzerine ilgili fonun 12 Ağustos 2025 tarihinde alım yönlü olarak yeniden açıldığı belirtilen açıklamada, kamuoyuna yansıtıldığının aksine ilgili fonun 11 ay boyunca TEFAS'ta SPK onayı olmaksızın işlem görmesinin söz konusu olmadığı vurgulandı. SPK'nın yaptığı inceleme sonucunda kurucuya 17 Haziran 2026 tarihinde uygulanan idari para cezasının, fon izahnamesinde 2025 yılında Kurul onayı alınmadan yapılan değişikliğe ilişkin olduğu kaydedildi. Fonun 12 Ağustos 2025 tarihinden itibaren SPK onayına dayalı olarak işlem gördüğü belirtildi.
Açıklamada, kamuoyunun piyasalara ilişkin bilgileri Takasbank ve yetkili kurumların resmi açıklamalarından takip etmesinin istendiği belirtildi. Yetkili kurumlarca yürütülen incelemelere her türlü desteğin verildiği ve gerçeğe aykırı bilgileri bilerek yaymaya devam edenlere karşı yasal hakların saklı tutulduğu ifade edildi.
TürkAta Haber Ajansı