İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.064.471 ▲ %0,90
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Savunma Sanayi

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün: "Açık istihbarata çok mahal vermeden bazı şeyleri paylaşmak lazım"

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma sanayiinde yerlileştirme çalışmalarının özgün tasarımdan kritik malzemelerin üretimine kadar planlandığını açıkladı. Yerlilik oranının yüzde 83'e ulaştığını belirten Görgün, Türk savunma sanayii modeline uluslararası ilgi gösterildiğini ifade ederek stratejik teknolojilerin geliştirilmesi, d

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türk savunma sanayiinde teknolojik bağımsızlığın güçlendirilmesi amacıyla kritik sistemlerden alt bileşenlere, özgün tasarımdan stratejik malzemelerin üretimine kadar uzanan kapsamlı teknoloji yol haritaları hazırlandığını açıkladı. Görgün, Türkiye'nin savunma sanayiinde geliştirdiği üretim ve teknoloji kazanım modelinin uluslararası alanda ilgi gördüğünü belirterek kritik teknik bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasında millî güvenlik hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

Radyo D'ye verdiği röportajda savunma sanayiindeki yerlileştirme stratejilerini ve teknoloji kazanım süreçlerini değerlendiren Görgün, kara, deniz, hava ve uzay alanlarında ihtiyaç duyulan teknolojilerin stratejik planlamalar doğrultusunda ele alındığını bildirdi.

Türkiye'nin savunma projelerinde tedarik kısıtlamalarına karşı dayanıklılığı artırmayı hedeflediğini belirten Görgün, kritik teknolojilerin yerli imkânlarla geliştirilmesinin savunma sanayii ekosisteminin temel öncelikleri arasında bulunduğunu ifade etti.

KRİTİK MALZEMELERİN ÜRETİMİNE KADAR YERLİLEŞTİRME PLANI

Savunma sanayii projelerinde yerlileştirme faaliyetlerinin yalnızca mevcut sistemlerin parçalarını üretmekle sınırlı olmadığını belirten Görgün, çalışmaların özgün tasarım aşamasından itibaren planlandığını kaydetti.

Görgün, geliştirilecek savunma sistemlerinin alt bileşenlerinin de yerli üretim imkânları açısından değerlendirildiğini, kullanıcı ihtiyaçları ve teslimat takvimlerinin projelendirme süreçlerinde dikkate alındığını anlattı.

Yerlileştirilmesi uzun zaman gerektiren stratejik teknolojiler için ayrı geliştirme süreçleri oluşturulduğunu aktaran Görgün, kritik malzemelerin sentezlenmesi ve üretilmesine kadar uzanan teknoloji yol haritaları hazırlandığını bildirdi.

Savunma sistemlerinde kullanılan sensörler, algılayıcılar, eyleyiciler, mühimmatlar ve silah sistemlerinin de yerlileştirme çalışmaları kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Görgün, teknoloji kazanımında ihtiyaçların, katma değerin, yetişmiş insan kaynağının ve mevcut altyapı kapasitesinin belirleyici olduğunu vurguladı.

Görgün, yerlileştirme çalışmalarında herhangi bir teknoloji alanının kapsam dışında bırakılmadığını, bütün alanların stratejik öncelikler doğrultusunda değerlendirildiğini belirtti.

"YERLİLİK ORANI YÜZDE 83'E YÜKSELDİ"

Türk savunma sanayiinin son 20 yılda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sektördeki yerlilik oranının yüzde 20 seviyelerinden yüzde 83'e yükseldiğini açıkladı.

Görgün, söz konusu gelişmenin yalnızca Türkiye'nin savunma sistemleri üretme kapasitesini değil, teknoloji geliştirme ve sanayi altyapısı oluşturma kabiliyetini de güçlendirdiğini ifade etti.

Türkiye'nin geliştirdiği savunma platformlarının yanı sıra bu ürünlerin ortaya çıkarılmasını sağlayan üretim ve teknoloji kazanım modelinin de uluslararası alanda dikkat çektiğini belirten Görgün, bazı ülkelerin Türkiye'nin savunma sanayiindeki tecrübelerinden yararlanmak istediğini kaydetti.

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİİ MODELİNE ULUSLARARASI İLGİ

Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Türkiye'nin savunma sanayiinde oluşturduğu teknoloji geliştirme yaklaşımının farklı ülkeler tarafından incelendiğini belirtti.

Bazı ülkelerin benzer sanayi ve teknoloji kazanım süreçlerini daha kısa sürede tamamlamak amacıyla Türkiye ile iş birliği geliştirmek istediğini aktaran Görgün, bu kapsamda bilgi birikiminin paylaşılmasına ve ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik talepler bulunduğunu ifade etti.

Türk savunma sanayiinin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarına da değinen Görgün, dışa bağımlılığın azaltılmasının yanında tedarik zinciri dayanıklılığı, maliyet etkin üretim ve güvenilir satış sonrası destek kapasitesinin önem taşıdığını vurguladı.

Görgün, savunma sanayii şirketlerinin uluslararası pazarlarda daha uygun maliyetli, hızlı ve sürdürülebilir çözümler sunabilmesinin rekabet açısından belirleyici olduğunu kaydetti.

TEKNOLOJİ KAZANIMI SAVUNMA PROJELERİNE ENTEGRE EDİLİYOR

Savunma Sanayii Başkanlığının teknoloji kazanım yaklaşımını da değerlendiren Prof. Dr. Haluk Görgün, savunma projelerinde görev alan yüklenici firmaların yerlileştirme ve teknoloji geliştirme hedeflerine yönelik çalışmalarının takip edildiğini bildirdi.

Görgün, firmaların yalnızca mevcut teknolojileri kullanmalarının değil, kritik teknolojilere yatırım yapmalarının ve bu teknolojilerin sonraki nesillerini geliştirmelerinin de hedeflendiğini ifade etti.

Bu doğrultuda yüklenici firmalara teknoloji geliştirme süreçleriyle ilgili sorumluluklar tanımlandığını belirten Görgün, üniversitelerle gerçekleştirilen iş birliklerinin de teknoloji kazanımında değerlendirildiğini aktardı.

Savunma Sanayii Başkanlığının Teknoloji ve Ürün Kazanımı (TÜK) Yükümlülüğü uygulaması kapsamında yüklenici firmaların teknoloji geliştirme, üretim, test, doğrulama ve altyapı faaliyetlerine katkı sağlaması öngörülüyor.

Uygulamayla savunma projelerinin yürütülmesi sırasında yeni teknolojilerin kazanılması, üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve kritik alanlarda sürdürülebilir bir teknolojik altyapının oluşturulması amaçlanıyor.

"AÇIK İSTİHBARATA ÇOK MAHAL VERMEDEN BAZI ŞEYLERİ PAYLAŞMAK LAZIM"

Savunma sanayiinde geliştirilen sistemlerin teknik özelliklerinin kamuoyuyla paylaşılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin teknolojik kabiliyetlerini ve bu kabiliyetlerin sınırlarını öğrenmeye çalışan ülkeler bulunduğuna dikkati çekti.

Görgün, savunma teknolojilerine ilişkin bilgilerin açıklanmasında millî güvenlik gereksinimlerinin ön planda tutulması gerektiğini belirterek "Açık istihbarata çok mahal vermeden bazı şeyleri paylaşmak lazım." dedi.

Savunma platformları ve mühimmatların teknik özelliklerine ilişkin ayrıntıların paylaşılmasının güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Görgün, özellikle menzil, uçuş süresi ve havada kalış süresi gibi bilgilerin gereğinden fazla açıklanmasını doğru bulmadığını kaydetti.

Görgün, bu tür teknik verilerin farklı ülkeler tarafından savunma sistemlerinin kabiliyetlerini ve sınırlarını analiz etmek amacıyla kullanılabileceğine işaret etti.

"TEKNİK BİLGİLERİN PAYLAŞILMASINDA GÜVENLİK GEREKSİNİMLERİ GÖZETİLMELİ"

Savunma sistemlerinin nihai kullanıcı kurumların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirildiğini hatırlatan Görgün, teknik bilgilerin kamuoyuna açıklanmasında bu kurumların güvenlik gereksinimlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Savunma sanayiindeki teknolojik gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılmasının önemine değinen Görgün, bilgi edinme ihtiyacı ile stratejik kabiliyetlerin korunması arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Görgün, savunma sanayii şirketlerinin yöneticileri ile basın mensuplarının da kritik bilgilerin paylaşılması konusunda ortak sorumluluk taşıdığını belirtti.

Türkiye'nin savunma sanayiinde teknolojik bağımsızlığı güçlendirmeye yönelik çalışmalarının sürdüğünü aktaran Görgün, yerlileştirme, teknoloji kazanımı ve uluslararası rekabet kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra kritik savunma teknolojilerine ilişkin bilgilerin korunmasının da stratejik önem taşıdığını kaydetti.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…