İçeriğe geç
  • Dolar 49,3438 ▲ %0,18
  • Euro 55,3978 ▼ %0,01
  • Sterlin 65,3060 ▼ %0,11
  • Gram Altın 6.650,56 ▲ %1,60
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,59 ▲ %1,96
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Kayseri Rehber

Kayseri Kalesi: Şehrin Surları ve Burçları

Görsel: Kamil Saim from C* T�rkiye C* / Wikimedia Commons, CC BY 2.0

Kayseri Kalesi, Roma döneminden Osmanlı'ya uzanan surları ve burçlarıyla şehrin tarihine tanıklık ediyor. İç kale ve dış kaleden oluşan yapıyı keşfedin.

Kayseri, tarih boyunca coğrafi ve stratejik konumu nedeniyle birçok akına ve işgale uğramış bir şehir. Bu nedenle farklı kavimler ve devletler, şehri korumak için çeşitli önlemler almış. Bu önlemlerin en önemlisi ise bugün hâlâ şehir merkezinde ayakta duran Kayseri Kalesi. Kale, hem surları hem de burçlarıyla şehrin geçmişine ışık tutan görkemli bir yapı olarak ziyaretçilerini karşılıyor.

Kayseri Kalesi'nin Tarihi

Kayseri surları hakkındaki ilk bilgiler, Roma İmparatoru III. Gordian dönemine (MS 238-244) tarihlenen sikkelerden elde ediliyor. Bu sikkeler, surların bu dönemde inşa edildiğini gösteriyor. İkinci önemli bilgi ise VI. yüzyılın ilk yarısına ait. Bizanslı tarihçi Prokopios, Kayseri'nin kuruluşunda yapılan surun birbirinden uzak tepeleri, bahçeleri ve meraları çevrelediğini, ancak şehrin evlerinin bu alanları doldurmadığını aktarıyor. Bizans İmparatoru I. Justinianus (MS 527-565) ise şehri koruyabilmek için bu surları eskiye nazaran daraltmış ve tamir ettirmiş.

Bu kayıtlara göre Kayseri surları ilk olarak III. yüzyılın ortalarında inşa edilmiş, VI. yüzyılın ortalarında ise daraltılmıştır. Bugün ayakta kalan bölümlerin hangilerinin Roma, hangilerinin Bizans dönemine ait olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak kalenin günümüze ulaşan hali, tarihçilerin orta çağ olarak adlandırdığı dönemin mimarisini yansıtıyor ve XIV. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor. Şehir merkezinde, iç kale ve onu çevreleyen surların oluşturduğu dış kale olmak üzere iki bölüm yer alıyor.

Dış Kale: Kaybolan Surlar

Kayseri'nin tarihi dış kalesinden bugün yalnızca bazı parçalar ayakta. Sivas Kapısı, Kiçikapı ve Boyacı Kapısı gibi yapılar ne yazık ki yok olmuş durumda; sadece isimleri hatırlanıyor. Dış kalenin Cumhuriyet Meydanı karşısından batıya, Düvenönü'ne doğru uzanan bir kolundan bazı sur sıraları ve burç kısımları hâlâ görülebiliyor. Düvenönü köşe burcundan doğuya doğru uzanan, Boyacı Kapısı, Kiçi Kapısı ve Yoğun Burç Kapısı'na bağlanan sur ve burçların birçok bölümü ise sağlam durumda. Bu surların Sivas Kapısı ve Yeni Kapı yerlerinden geçerek iç kaleye bağlandığı kabul ediliyor. Ancak son araştırmalar, dış kale surlarının Yoğun Burç'tan batıya dönerek Han Camisi'ne doğru devam ettiğini, buradan sonra ise nereye uzandığının bilinmediğini gösteriyor.

Dış kalenin sur ve burçlarında kuruluş itibarıyla farklılıklar bulunuyor. İç kaleden Düvenönü'ne ve Yoğun Burç'a uzanan sur ve burçların içleri, ayak, tonoz ve kemerli yüksek beden duvarlarıyla kademeli olarak inşa edilmiş. Düvenönü ile Yoğun Burçlu Kapı arasındaki sur, duvar ve burçlar ise yalın duvar ve masif gövdeli yapılar halinde. Bu farklılık, dış kalenin Türk Çağı'ndan önceki yapım tekniğini de gözler önüne seriyor. Günümüzde dış kale surlarının neredeyse tamamı yok olduğu için bu bölüm hakkında yeterli bilgi bulunmuyor.

İç Kale: Selçuklu'dan Osmanlı'ya

İç kale, başlı başına bir kale görünümünde olup tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyor. Selçuklu sultanlarından I. Alaeddin Keykubad, 1224 yılında iç kaleyi büyük bir onarımdan geçirmiş. Kalenin yapılış tarihinin daha eskiye, Bizans dönemine dayandığını düşünenler de var. Kurulduğundan beri ticari kimliği yüksek olan şehirde, tacirler ve zenginlerin oturması nedeniyle hemen her dönem işgal orduları Kayseri'ye göz dikmiş. Bu saldırılara karşı en büyük güvence ise kale olmuş. Uzun yıllar Kayseri halkının oturduğu kale içinde 600 kadar ailenin barındığı rivayet ediliyor. Bu dönemde kale içerisinde birkaç mahalle de bulunuyormuş.

Kale, kuzeyden güneye 800 metre, doğudan batıya 200 metre uzunluğunda ve 19 burca sahip. Bu burçların altından devriye yolu geçiyor. İç kalenin biri kuzeydoğusunda, diğeri Kazancılar Çarşısı'na bakan güneybatısında olmak üzere iki kapısı bulunuyor. Daha sonra Cumhuriyet Meydanı'na bakan kısımdan, içerideki inşaat nedeniyle üçüncü bir kapı daha açılmış. Kalenin dış çevresinde su hendekleri yer alırken, bu hendekler son yıllarda doldurularak yeşil alana dönüştürülmüş.

Kayseri düz bir alanda kurulduğu için kalenin biraz daha yüksek bir kısımda olması gerektiği düşünülüyor. Türk Çağı'nda yapılan geniş değişiklikler sonucu kalenin sur, burç ve kapı kuleleri gereği ölçüsünde yükseltilmiş. Bugün yapı sağlam durumda. Bizans döneminde yapıldığı varsayılan kale, Anadolu Selçuklu Devleti zamanında I. Alaeddin Keykubad döneminde onarılmış, daha sonra Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminde de kullanılmaya devam etmiş. İç Kale, 1950'li yıllarda sebze hali olarak kullanılmış; daha sonra iç kısmına küçük dükkânlar yapılarak esnafa tahsis edilmiş ve ticarete açılmış.

Kapılar ve Burçlar

İç kalenin güney kapısının önünde hücumu önleyecek mazgallar dikkat çekiyor. Kapı, bir kale kapısından ziyade han veya çarşı kapısı görünümünde. Yapı ve mimari stilinde Türk Çağı özellikleri taşıyor. Girişin ön kısmında yüksek kemerli derin bir niş bulunuyor. Kapı üstünde ise mermer bir bloğa işlenmiş iki satır halinde Farsça bir kitabe yer alıyor. Doğu kapısı ise iç kalenin doğu ve güney köşesine yakın, karışık bir plan gösteriyor. Türk yapı çağında bu yüze mimari ekler yapılarak iç kale zenginleştirilmiş ve gösterişli bir şekilde dış şehre bağlanmış. Genel planda 10 ve 11 numaralı burçlar arasında, iki sıralı beden duvarına açılmış iki girişi bulunuyor. İçteki giriş eski tipte olup Bizans yapı karakterini yansıtırken, dışa doğru olan ikinci giriş tamamen Türk yapı çağı özelliklerini gösteriyor.

Kale burçlarının sayısı konusunda kaynaklar farklı bilgiler veriyor. Bazı kaynaklar 18, bazıları ise 19 adet olduğunu belirtiyor. Mahmut Akok ve Ali Yeğen'in kaynaklarından alınan notlara göre 18 adet burç kabul ediliyor. İç kale ve kenar duvarlarında ve köşelerinde dikdörtgen planlı bu 18 burç, bugün genel olarak sağlam durumda. 3 metre genişliğindeki duvarlara yaslanan burçların altlarından devriye yolu geçiyor. Burçların büyük bir kısmı eski burçların temelleri üzerine oturuyor, bir kısmı ise tamamen yeniden strateji hesaplarına göre kurulmuş. Beden duvarları dış yüz itibarıyla tamamen yeni tanzim kalıntısı halinde. Doğu ve kuzey yönlerin alt kısım taş sıralarında Bizans Çağı'ndan kalan bazı örgüler görülüyor. Bedenler üzerindeki dendanelerin hemen hepsi Türk yapı çağında yenilenmiş. Bir numaralı burç, iç kalenin batı-güney köşesinde yer alıyor ve eski Bizans çağı yapı durumunu muhafaza ediyor. Burcun üst kısmındaki etraf duvarları eski kuruluş yapısına sahip. Kat bölmeleri ise kalın ahşap kiriş üzerinde toprak döşeme olarak yapılmış; bu özellik tamamen Türk yapı çağını işaret ediyor.

Kayseri Kalesi, günümüzde şehrin en önemli tarihi yapılarından biri olarak hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Surları, burçları ve kapılarıyla geçmişin izlerini taşıyan bu kale, Kayseri'nin zengin tarihini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir durak. Şehrin tam merkezinde yer alan kale, hem tarihe tanıklık etmek hem de şehrin dokusunu hissetmek için ideal bir nokta.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Kamil Saim from C* T�rkiye C*, Wikimedia Commons, CC BY 2.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…