İçeriğe geç
  • Dolar 49,3734 ▲ %0,12
  • Euro 55,3316 ▲ %0,48
  • Sterlin 65,4848 ▲ %0,45
  • Gram Altın 6.602,64 ▼ %0,16
  • Çeyrek Altın 10.788,42 ▲ %0,03
  • Gümüş 94,19 ▼ %1,52
  • Bitcoin 4.100.046 ▲ %0,84
  • BIST 100 12.250,68 ▲ %0,82

Politika

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: "Türk dünyasında bu gerilim kimin işine yarıyor?"

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Azerbaycan'da başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberler üzerinden başlayan tartışmaları değerlendirdi. İsrail bağlantılı araştırmacı Joseph Epstein'ın Türk dünyasının kimliğine ilişkin makalesine ve Azerbaycan ile İsrail arasındaki eğitim iş birliğine dikkat çeke

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, 13 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yayımladığı videoda, Azerbaycan'da başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberleri ve tartışmanın uluslararası siyasi boyutunu gündeme taşıdı. Esen, İsrail'deki stratejik araştırma çevreleriyle bağlantılı Joseph Epstein'ın makalesine dikkat çekerek, başörtüsü üzerinden yürütülen tartışmaların Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine ve Türk dünyasının kimlik anlayışına etkilerinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

"Bir Kız Çocuğunun Eğitim Hakkı Neden Türk Dünyasının Kimlik Meselesine Dönüşüyor?"

Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkına ilişkin gelişmeleri kaygıyla takip ettiğini ifade eden Esen, Washington merkezli Turan Research Center Direktörü Joseph Epstein'ın 29 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan The Hijab and the Secular State in the Turkic World başlıklı makalesini değerlendirdi.

Epstein'ın İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesine bağlı Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi (BESA) ile de araştırmacı bağlantısı bulunduğunu hatırlatan Esen, makalede Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasının Türk dünyasının millî kimliği, Türkiye'nin bölgesel etkisi ve İran'la rekabet çerçevesinde ele alındığını kaydetti.

Esen, tartışmanın eğitim hakkı boyutundan uzaklaştırılmasına ilişkin şu soruları yöneltti:

"Peki neden bir kız çocuğunun eğitim hakkı, bir anda Türk dünyasının kimlik meselesine dönüşüyor? Neden Türkiye'nin başörtüsü özgürlüğü konusundaki hassasiyeti, Azerbaycan'a yönelik bir tehdit gibi değerlendiriliyor?"

"Azerbaycan ile İsrail'in Eğitim ve Kültür İş Birliği 2009'a Dayanıyor"

Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkilerin yalnızca askerî ve ekonomik alanlarla sınırlı olmadığını belirten Esen, iki ülke arasında 28 Haziran 2009 tarihinde imzalanan Kültür, Eğitim ve Bilim Alanlarında İş Birliği Anlaşması'nı hatırlattı.

Azerbaycan'ın İsrail Büyükelçiliğinin resmî kayıtlarına göre söz konusu anlaşmanın eğitim, kültür, kütüphaneler, müzeler ve düşünce kuruluşları arasında iş birliğine zemin hazırladığını aktaran Esen, bu ilişkilerin yıllar içinde geliştiğine işaret etti.

Esen, Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Əmrullayev'in 13 Şubat 2023 tarihinde düzenlenen Azerbaycan-İsrail İnovasyon Forumu'ndaki açıklamalarını da gündeme getirdi. Əmrullayev'in, İsrail'in deneyiminin Azerbaycan eğitim sisteminin geliştirilmesine katkı sağlamasını umduklarını ifade ettiğini hatırlattı.

Bakanın söz konusu açıklamalarının STEM eğitimi, robotik ve teknolojik yenilikler kapsamında yapıldığını belirten Esen, iki ülke arasındaki eğitim ve bilim iş birliğinin 2026 yılında da sürdüğünü kaydetti.

"2026 Yılında Eğitim ve Bilim Alanında Yeni Adımlar Atıldı"

Azerbaycan ile İsrail arasındaki eğitim ilişkilerinin güncel gelişmelerine değinen Esen, 2 Şubat 2026 tarihinde Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakan Yardımcısı Həsən Həsənli ile İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch arasında gerçekleştirilen görüşmeyi hatırlattı.

Görüşmede genel eğitim, STEAM uygulamaları ve yükseköğretim alanlarındaki ilişkilerin ele alındığını belirten Esen, 4 Şubat 2026 tarihinde de iki ülkenin ilgili bakanlıkları arasında yeni bir mutabakat imzalandığını aktardı.

Söz konusu mutabakatın ortak bilimsel araştırmaların yürütülmesi, projelerin birlikte finanse edilmesi ve akademik değişim programlarını kapsadığını ifade eden Esen, Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin eğitim ve bilim alanındaki kurumsal boyutuna dikkat çekti.

"Türk Kimliği ile Müslüman Kimliği Neden Karşı Karşıya Getiriliyor?"

Azerbaycan'daki okul kıyafeti tartışmasının din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinden çıkarılarak millî kimlik tartışmasına dönüştürülmesini eleştiren Esen, Türk kimliği ile Müslüman kimliğinin birbirine karşıt kavramlar olarak sunulmaması gerektiğini vurguladı.

Kadınların inançları, kültürel aidiyetleri ve kimlikleri arasında tercih yapmaya zorlanmaması gerektiğine işaret eden Esen, şu ifadeleri kullandı:

"Müslüman Türk kadını imgesi, Türk kültüründen kopuşun değil; inancını, kimliğini ve kültürel aidiyetini birlikte yaşatmanın bir ifadesi olamaz mı? Başörtüsü, bir kadının Türk kimliğiyle bağını zayıflatan değil, onun kendi tercihleriyle şekillenen bir inanç ve yaşam biçimi olarak görülemez mi?"

Esen, başörtüsünün kadınların bireysel tercihleri ve inanç özgürlükleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bu meselenin Türk dünyasında kimlik ayrışmasına yol açabilecek siyasi tartışmaların konusu hâline getirilmesini sorguladı.

"İsrail'in Bu Kararı Yönlendirdiğine Dair Elimizde Bir Kanıt Yok"

Azerbaycan ile İsrail arasındaki kurumsal iş birliklerinin, Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamalarının İsrail tarafından yönlendirildiğini gösteren bir kanıt oluşturmadığını özellikle vurgulayan Esen, tartışmanın siyasi sonuçlarının ise değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Joseph Epstein'ın makalesinde başörtüsü konusunun Türk dünyasının kimliği ve bölgesel güç dengeleri üzerinden ele alınmasına dikkat çeken Esen, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki toplumsal güvenin zarar görme ihtimaline işaret etti.

Esen, değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

"İsrail'in bu kararı yönlendirdiğine dair elimizde bir kanıt yok. Ancak şu soruyu sormak hakkımız: Türkiye ile Azerbaycan'ı din ve kimlik üzerinden karşı karşıya getiren bu gerilim, iki kardeş toplum arasındaki güveni zedeleme riski taşıyarak kimin işine yarıyor?"

"Azerbaycan Hükümetinin Kararını Eleştirmek, Azerbaycan Türklerine Karşı Olmak Değildir"

Azerbaycan hükümetinin politikalarına yönelik eleştiriler ile Azerbaycan toplumuna yönelik tutumların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Esen, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihî ve kültürel bağların siyasi kararların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Esen, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

"Azerbaycan hükümetinin kararını eleştirmek, Azerbaycan Türklerine karşı olmak değildir. Bizim kardeşliğimiz, hükümetlerin politikalarından daha köklüdür. Ve hiçbir kız çocuğunun eğitim hakkı, hiçbir kadının inancı, hiçbir milletin kimliği siyasi hesapların malzemesi yapılmamalıdır."

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…